Piyasalar Neyi Fiyatlıyor ? (2)

 

Volatilitenin bu derece yüksek olduğu bir ortamda, ekonomi hakkında yazılanların güncel kalabilmesi hiç kolay değil. Öyle hızlı değişiyor ki gündem, nereye odaklansak bir sonraki gün odak noktamızı kaydırmak zorunda kalabiliyoruz. Aslında bunların arasında büyük bir tehdit beliriyor: yoğun volatilite, alıcıların güvenini uzun süreli hasara uğratabilir!

Yatırımcılar şu soru üzerinde yoğunlaşıyorlar: “Kriz kapıda mı?” Para piyasaları adına zor ve çalkantılı bir süreç içindeyiz. Sağa dönsen Papandreu sola dönsen Berlusconi. Her şey Euro bölgesini işaret ediyor! Her yol krize çıkıyor!

 

Wall Street’in büyük spekülatörlerinden Larry Livingston’un yaşadıklarını aktaran, Edwin Lefevre tarafından kaleme alınmış “Reminiscences of a Stock Operator” (Bir Borsa Spekülatörünün Anıları) kitabındaki bir bölüm beni derinden etkilemişti:

“Eğer rayların üzerinde yürüyorsam ve bir trenin saatte yüz kilometre hızla üzerime doğru geldiğini görüyorsam yolumda yürümeye devam eder miyim? Hemen kenara çekilirim. Ve kendimi bu kadar akıllı ve tedbirli olduğum için kutlamaya da kalkışmam.”

 

Veriler Arasında…

Ekonomik verilerin piyasalar üzerindeki etki derecesine göz atalım. Ağustos ayına ait verileri ve sonrasındaki gidişatı daha dün gibi hatırlıyorum. ABD’den tarım dışı yeni istihdam yaratılamadığına dair veri geldikten sonra uzmanlar, ekonominin durduğuna yönelik yorumlar yapıyordu. Kabul etmek gerekir ki bu veri, bir kişilik bile istihdam sağlanamadığını belirtiyordu ve böylesine vahim bir durum en son ikinci dünya savaşı döneminde yaşanmıştı. Temelinde “Öldük, bittik” haykırışlarını barındıran açıklamalar tüm borsalarda hızlı ve sert düşüşlerin yaşanmasına sebep olmuştu.

O zamandan bu yana piyasa dinamikleri tamamen değişti de biz mi haberdar olamadık?  Ne hikmettir ki piyasalar açıklanan verilere ve istatistiklere dayalı hareket etmez oldu. Ne işsizlik maaş başvuruları ne de konut satışı verileri piyasanın takibinde şu sıralar. Avrupa’nın siyasi güçleri, piyasaları avcunun içine almış durumda. Bir açıklamanın diğeriyle örtüşmediği bir bölgeden -Avrupa’dan- bahsediyoruz, dikkat! Kendi içinde tutarsızlık yaşayan bir oluşum, para piyasalarına yön vermeye kalkışırsa ve yatırımcılar o bölge liderlerinin ağızlarından çıkacak her kelimeye hayati önem yüklerse, sonuçta “roller coaster”a binmekten beter olursunuz. Trende yer aldığınız sürece mide bulandıran piyasa hareketlerine katlanmak zorunda kalırsınız. Kısacası, Papandreu öksürse üstüne Sarkozy hapşursa alt üst olabilecek bir piyasa yapısıyla karşı karşıyayız!

Vah Euro Bölgesi…

Yunanistan’la yatar Yunanistan’la kalkar olduk. Can çekişme sürecini adım adım takip ettiğimiz Avrupa’yı mercek altına alalım. Euro bölgesi “damat halayı”nda sanki. Halay başı kim olabilir sizce? Pek tabii ki, Euro bölgesinin en büyük iki ekonomisinin liderleri Merkel ve Sarkozy. Ama pek mutlu görünmüyorlar ‘başta’ olduklarından. Yerine birileri göz dikerse  mendili hemen devredecek gibi bir görüntü çiziyorlar. Papandreu gibi bir kardeşleri varken memnun olmalarını beklemek de anlamsız olurdu herhalde. (Şunu söylemeden geçemeyeceğim: damat halayı müziği eşliğinde ayrı bir anlam kazanıyor bu satırlar. Müziği dinleyerek eş zamanlı okumanızı tavsiye ediyorum, hayalinizde daha güzel canlandırabiliyorsunuz.) Halayda Berlusconi de dikkat çekiyor. İtalya adına bir şeyler söylemeye çalışıyor Silvio, kulak verelim bakalım:

“Kankam sünnet oluyor sıra da bize geliyor

Gelme bana kötü kız, paramı çalan hırsız

Haydi dışarı, Euro’dan dışarı”

Bu mırıldanmada, Yunanistan’ı mı kast ediyor acaba… Fakat ondan daha önemli bir sıkıntı var. Biz evlenme düğününe geldiğimizi zannediyorduk. Silvio ise “sünnet” diyor; ee damat halayının sünnet düğününde işi ne? Aklım ermedi bu işe; takımızı takıp olay yerinden ayrılmak en iyisi. Sünnet işini ve evlenmeyi tek kalemde aradan çıkarıverecekler demek ki!

***

Tüm bu koşullar altında, yatırımları yönetmek öyle zor ki! Ağustos’taki sert düşüşe benzer bir düşüş ile uçurumun kenarından bir türlü ayrılamayan piyasalarda, trilyonların buharlaşması halen ihtimal dahilinde. İşte bu nedenle piyasaların neyi fiyatlamaya çalıştığını sorgulamak, yatırımlara yön verebilecek en sağlıklı işlemlerin başında geliyor.

 

 

Not: Yazıdaki hiçbir benzetme nefret söylemi içermemektedir. Hiçbir ifade yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.

 

 

Yayın geçmişi:

http://www.tekirdagyenihaber.com/?p=14337

http://www.bucampus.com/press/entry/2011/11/07/piyasalar-neyi-fiyatliyor--2

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !